1
Tarih Bir Salı Kas. 18, 2008 6:02 pm
Tarih
Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.
Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur.
Ben, Timur zamanında olsaydım, onun yaptığını yapabilir miydim; onu söyleyemem fakat o benim zamanımda olsaydı, belki daha fazlasını yapabilirdi. ( Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 96 )
( Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine "Atatürk" adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine verdiği cevap: ) Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir. Fikirleri tercih eder. ( Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk, S. 135 )
Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. ( Afetinan, Atatürk Hakkında HB, S. 297 )
Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur.
Biz Balkanları niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun tek bir sebebi vardır. Bu da İslâv araştırma cemiyetlerinin kurduğu Dil Kurumları'dır, bizim içimizdeki insanların millî tarihlerini yazıp millî şuurlarını uyandırdığı zaman biz Balkanlar'da Trakya hudutlarına çekildik.
Birgün ressamlar kahramanlık simasını kaybederlerse Yıldırım'ı alsınlar, yapıversinler. ( Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 96 )
Alemdar Mustafa Paşa ile Mustafa Reşit Paşa'yı severim, fakat Alemdar'ın biraz kültürü olsaydı Cumhuriyet ilân ederdi. Mustafa Reşit Paşa'nın kültürü, Alemdar'ın kudreti birleştirilseydi, ben tarihe başka bir vazife ile girerdim.
İnsan tarihinin mânasını ancak olgun bir yaşa eriştikten sonra anlıyor. Ve tarih ancak bu yaştan sonra yazılabilir. Çok arzu ederim ki, birkaç arkadaşla beraber hayatımızdan geri kalan zamanı tarih yazmakla geçirelim!
Yahya Kemal geniş tarih kültürünün eseridir. Şairlerimiz esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidirler.
( İskender'in doğum yerinin de Selânik civarı olduğu kendisine hatırlatıldığı zaman ) Mukayese burada sona erer. İskender dünyayı fethetmişti. Ben böyle birşey yapmadım. O dünyayı istilâ edeyim derken kendi vatanını unutmuştu. Ben vatanımı hiçbir zaman unutmayacağım.
Türk çocuklarında kabiliyet her milletinkinden üstündür. Türk kabiliyet ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça, büsbütün Türk çocukları kendileri için lazım gelen hamle kaynağını o tarihte bulabilecekledir. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar, o büyük başarıları düşünecekler, harikalar yaratan adamları öğrenecekler, kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu kabiliyetle kimseye boyun eğmeyeceklerdir.
( Cemal Paşa hakkında ) Yazık! Değerli bir adam kayboldu! Buraya gelebilmiş olsaydı ben, ona vazife verirdim. Anadolu'nun imarında ondan istifade edilirdi... Fazla jest ve gösteriş o zavallıyı böyle hiçine kurban etti.
Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, hele ahlakta gelişmemiş kavimler, en büyük kutsallıklar karşısında bile kıskançlık duygularına kapılmaktan kendilerini kurtaramıyorlar. Tarihe geçen büyük olaylarda, bu olaylara neden olanların ve olayları yaratanların tavır, hareket ve davranışları onların ahlak durumlarını ne kadar açık gösterir. ( 1915 )
Enver Paşa herhalde zamanın en kuvvetli bir adamı olması lâzım gelir. Bunun aksini ispat edecek elimizde hiçbir vesika yoktur. Tersine kuvvetini gösterecek bir vesika vardır ki, o da Enver Paşa'ya mevkideyken kimsenin ona karşı gelememiş ve ancak o memleketi terkettikten sonra birtakım insanların başlarını kaldırabilmiş olmasıdır. Böyle bir şahsın kuvvetli olmadığını söylemek lüzumsuz ve mânasız bir iddia sayılmaz mı?
Ben ömrümde ve askerlik hayatımda hiçbir zaman Enver Paşa ile yakından işbirliği yapmadım ki bundan sonra böyle bir iştirak peşinde koşayım. ( 1918 )
Türk Milleti bin yıldan fazla bir zamandır bu topraklarda yaşama hakkına sahiptir. Bu, eskiye ait kalıntılarla tespit edilmiştir. Osmanlı Devleti'ne gelince, bu devlet yedi asırdır yaşamaktadır ve muhteşem mazis ve tarihiyle övünebilir. Biz kudreti ve haşmeti bütün dünyada, Asya, Avrupa ve Afrika kıt'alarında tanınan bir milletiz. Cengâverlerimiz ve ticaret gemilerimiz okyanusları aşmışlar ve bayrağımızı Hindistan'a kadar götürmüşlerdir. Kabiliyetlerimiz, bir zamanlar sahip olduğumuz ve bütün dünyaca bilinen hakimiyetimizle ispat edilmiştir. Fakat son yüzyıl boyunca Avrupa kuvvetlerinin hükümet merkezimizdeki entrikaları ve bu entrikaların neticesinde istiklâlimize müdahaleleri, iktisadî hayatımızı engelledikleri kayıtlar, yüzyıllarca bir arada kardeşçe yaşadığımız Müslüman olmayan unsurlarla aramızda etkileri ihtilâf tohumları ve bu durumlara ilâveten hükümetlerimizin zayıflığı ve bunun neticesi olan kötü idare çağdaş seviyede gelişme ve refah yolunda ilerlememize engel teşkli etti. Bugün içinde bulunduğumuz acı durumun hiçbir zaman bizim esastan ehliyetsizliğimizi veya çağdaş medeniyete uyamadığımızı ifade etmez. Bu tamamen yukarıda sayılan birbirine zıt sebepler yüzünden hasıl olmuştur. ( 1919 )
Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.
Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur.
Ben, Timur zamanında olsaydım, onun yaptığını yapabilir miydim; onu söyleyemem fakat o benim zamanımda olsaydı, belki daha fazlasını yapabilirdi. ( Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 96 )
( Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine "Atatürk" adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine verdiği cevap: ) Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir. Fikirleri tercih eder. ( Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk, S. 135 )
Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. ( Afetinan, Atatürk Hakkında HB, S. 297 )
Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur.
Biz Balkanları niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun tek bir sebebi vardır. Bu da İslâv araştırma cemiyetlerinin kurduğu Dil Kurumları'dır, bizim içimizdeki insanların millî tarihlerini yazıp millî şuurlarını uyandırdığı zaman biz Balkanlar'da Trakya hudutlarına çekildik.
Birgün ressamlar kahramanlık simasını kaybederlerse Yıldırım'ı alsınlar, yapıversinler. ( Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 96 )
Alemdar Mustafa Paşa ile Mustafa Reşit Paşa'yı severim, fakat Alemdar'ın biraz kültürü olsaydı Cumhuriyet ilân ederdi. Mustafa Reşit Paşa'nın kültürü, Alemdar'ın kudreti birleştirilseydi, ben tarihe başka bir vazife ile girerdim.
İnsan tarihinin mânasını ancak olgun bir yaşa eriştikten sonra anlıyor. Ve tarih ancak bu yaştan sonra yazılabilir. Çok arzu ederim ki, birkaç arkadaşla beraber hayatımızdan geri kalan zamanı tarih yazmakla geçirelim!
Yahya Kemal geniş tarih kültürünün eseridir. Şairlerimiz esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidirler.
( İskender'in doğum yerinin de Selânik civarı olduğu kendisine hatırlatıldığı zaman ) Mukayese burada sona erer. İskender dünyayı fethetmişti. Ben böyle birşey yapmadım. O dünyayı istilâ edeyim derken kendi vatanını unutmuştu. Ben vatanımı hiçbir zaman unutmayacağım.
Türk çocuklarında kabiliyet her milletinkinden üstündür. Türk kabiliyet ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça, büsbütün Türk çocukları kendileri için lazım gelen hamle kaynağını o tarihte bulabilecekledir. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar, o büyük başarıları düşünecekler, harikalar yaratan adamları öğrenecekler, kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu kabiliyetle kimseye boyun eğmeyeceklerdir.
( Cemal Paşa hakkında ) Yazık! Değerli bir adam kayboldu! Buraya gelebilmiş olsaydı ben, ona vazife verirdim. Anadolu'nun imarında ondan istifade edilirdi... Fazla jest ve gösteriş o zavallıyı böyle hiçine kurban etti.
Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, hele ahlakta gelişmemiş kavimler, en büyük kutsallıklar karşısında bile kıskançlık duygularına kapılmaktan kendilerini kurtaramıyorlar. Tarihe geçen büyük olaylarda, bu olaylara neden olanların ve olayları yaratanların tavır, hareket ve davranışları onların ahlak durumlarını ne kadar açık gösterir. ( 1915 )
Enver Paşa herhalde zamanın en kuvvetli bir adamı olması lâzım gelir. Bunun aksini ispat edecek elimizde hiçbir vesika yoktur. Tersine kuvvetini gösterecek bir vesika vardır ki, o da Enver Paşa'ya mevkideyken kimsenin ona karşı gelememiş ve ancak o memleketi terkettikten sonra birtakım insanların başlarını kaldırabilmiş olmasıdır. Böyle bir şahsın kuvvetli olmadığını söylemek lüzumsuz ve mânasız bir iddia sayılmaz mı?
Ben ömrümde ve askerlik hayatımda hiçbir zaman Enver Paşa ile yakından işbirliği yapmadım ki bundan sonra böyle bir iştirak peşinde koşayım. ( 1918 )
Türk Milleti bin yıldan fazla bir zamandır bu topraklarda yaşama hakkına sahiptir. Bu, eskiye ait kalıntılarla tespit edilmiştir. Osmanlı Devleti'ne gelince, bu devlet yedi asırdır yaşamaktadır ve muhteşem mazis ve tarihiyle övünebilir. Biz kudreti ve haşmeti bütün dünyada, Asya, Avrupa ve Afrika kıt'alarında tanınan bir milletiz. Cengâverlerimiz ve ticaret gemilerimiz okyanusları aşmışlar ve bayrağımızı Hindistan'a kadar götürmüşlerdir. Kabiliyetlerimiz, bir zamanlar sahip olduğumuz ve bütün dünyaca bilinen hakimiyetimizle ispat edilmiştir. Fakat son yüzyıl boyunca Avrupa kuvvetlerinin hükümet merkezimizdeki entrikaları ve bu entrikaların neticesinde istiklâlimize müdahaleleri, iktisadî hayatımızı engelledikleri kayıtlar, yüzyıllarca bir arada kardeşçe yaşadığımız Müslüman olmayan unsurlarla aramızda etkileri ihtilâf tohumları ve bu durumlara ilâveten hükümetlerimizin zayıflığı ve bunun neticesi olan kötü idare çağdaş seviyede gelişme ve refah yolunda ilerlememize engel teşkli etti. Bugün içinde bulunduğumuz acı durumun hiçbir zaman bizim esastan ehliyetsizliğimizi veya çağdaş medeniyete uyamadığımızı ifade etmez. Bu tamamen yukarıda sayılan birbirine zıt sebepler yüzünden hasıl olmuştur. ( 1919 )






